3 Mayıs 2016 Salı

Takıntılara Takılmayın!

Takıntılara Takılmayın

Obsesif Kompulsif Bozukluk’u duymuşsunuzdur. Peki tam olarak ne olduğunu biliyor musunuz? Takıntılı düşüncelerin günlük yaşamı olumsuz yönde etkileyecek, günlük aktiviteleri kısıtlayacak düzeye gelmesiyle oluşan ruhsal bir rahatsızlık obsesyon. Aslında takıntının çeşit çeşit hali var; bulaşma ve temizlik obsesyonu, şüphe obsesyonu, düzen obsesyonu, saldırganlık ve zarar verme obsesyonu bunlardan bazıları... 

Her takıntı hastalık değil! 

İnsan böyle bakınca, kendi takıntılarını düşünüyor ve aklına elbette kendi takıntılarının da hastalık olup olmadığı geliyor. Ancak her takıntı obsesyon değil. Bir takıntının obsesyon olduğunu özellikle de tedavi gerektirir bir durum olduğunu söylemek için bu takıntıların sizde belirgin bir sıkıntıya neden olması gerekiyor. Tüm bu takıntıların süresi günde bir saati geçiyor, sizi yavaşlatıyor, ilişkilerinizi ve işinizi olumsuz etkiliyorsa durumun bir bozukluk olduğu düşünülebilir. Herkesin takıntıları olabilir, önemli olansa dozu ve hayatımıza olan etkileri. Örneğin toplumumuzda gelenek haline gelen bazı takıntılı düşünce ve eylemlerimiz de var; güzel bir çocuk gördüğümüzde ‘maşallah’ demek, şanssız bir olaydan bahsederken birkaç kez tahtaya vurmak, ‘tövbe tövbe’ demek, olumsuz bir olayı konuşurken ‘şeytan kulağına kurşun’ ifadesini kullanmak gibi... Böyle yaparak uğursuzluk ve kötülüğe maruz kalma riskinden korunulacağı düşünülür... Bunlar aslında kompulsif eylemlerdir ancak hastalık değildir.

En yaygın obsesyon
Dr. Rızvan Uçar, en sık görülen takıntı şeklinin kirlenme/bulaşma obsesyonu olan temizlik takıntısı olduğunu söylüyor ve ekliyor: “Kişi kirli olduğunu düşündüğü yerlerden kir ya da mikrop bulaşabileceği ile ilgili endişe yaşar, el sıkışmaktan, kapı tokmaklarına ve otobüste, dolmuşta tutunma yerlerine, paraya dokunmaktan kaçınabilir, tuvaleti banyoyu kullanmadan önce dakikalarca temizlik yapabilir, dakikalarca ellerini yıkayabilir, saatlerce banyoda kalabilir, temizlediği bir yeri defalarca temizleyebilir. Eşi ya da çocuğu eve geldiğinde, kapıda elbiselerini değiştirmelerini, ellerini yıkamadan hiçbir yere dokunmamalarını isteyebilirler.” 
Sık rastlanan diğer obsesyon tipleri 
• Emin olamama ya da kuşku duyma obsesyonu da sık görülüyor. Bir eylemin yapıldığından emin olamama durumu bu. Bu tür obsesyonu olan kişi ‘kapıyı kilitledim mi, ocağı kapattım mı, ütünün fişini çektim mi?’ diye emin olamaz ve bazen bir, bazen defalarca kontrol edebilir.
• Simetri ve düzen obsesyonları; eşyaların tam bir simetri içinde bulunması, olayların, eşyaların belli bir düzen ve konumda olmasıyla ilişkili oluyor.
• Saldırganlık obsesyonu olan kişilerde kendine veya başkalarına zarar verme, öldürme, yaralama düşünceleri gelişiyor. Bu kişiler bıçak, makas gibi sivri veya kesici nesneleri bulundurmaktan, sevdikleri kişilerle yalnız kalmaktan, ölüm haberleriyle karşılaşmamak için gazete okumaktan ya da televizyon seyretmekten kaçınabiliyor. 
• Obsesyonlar bazen utanç verici ve kabul edilemez cinsel içerikli de olabiliyor. Örneğin eşcinsellik, aile bireyleriyle ya da akrabaları ile cinsel ilişki kurma düşünceleri söz konusu olabiliyor. 
• Günah işlemek gibi dini içerikli obsesyonlar da ülkemizde batılı toplumlara göre çok daha sık görülüyor. Bu şekilde obsesyonu olanlarda dinden imandan çıkma, Allah’a karşı gelme, küfür ediyor gibi hissetme gelişebiliyor. 
• Bir başka obsesyon tipi ise hayatı tehdit eden bir hastalığa yakalanma şeklinde ortaya çıkan bedensel obsesyonlar. Kişi sıklıkla kanser, AIDS, zührevi hastalıklara yakalanma korkusu içinde oluyor. 
• Biriktirme obsesyonları, gerçek anlamda maddi ve manevi değeri olmayan birçok şeyin ileride gerekli olabilir düşüncesiyle biriktirilmesi şeklinde gelişiyor. 
• Yineleme tarzı obsesyonlar elektrik düğmesini açıp kapama, kapıdan girip çıkma, yazdıktan sonra silip yeniden yazma şeklinde olabiliyor. 
• Yineleyici tarzda dua etme, sayı sayma, belirli kelimeleri yineleme gibi zihinsel obsesyonlar, bir şeyi belli sayıda tekrar etme, sokaklarda tabelaları, araç plakalarını okuma gibi kompulsiyonlar da görülebiliyor.


Kaynak: http://www.elele.com.tr/


İçinizdeki çocuğu sakın ha büyütmeyin Canlarım ve mutluluk cesaret ister bunu sakın unutmayın!


Buraya tıklayarak beni GFC takibine alabilirsiniz ve beni Instagram, Twitter gibi sosyal medya hesaplarımdan takip etmeyi unutmayın canlarım :)

Yorumlarınızı bekliyorum :) Sevgilerimle


Paylaş:

49 yorum:

  1. Emin olamama ve simetri konusunda bir dönem takıntıya doğru ilerlerken çocuklar olunca hepsini bıraktım gitti.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ne güzel bırakmış olman sevindim ben de temizlik takıntısı oluyor zaman zaman çok fazla abartmamaya çalışıyorum :)

      Sil
  2. Çok güzel bir konu. Kişilik bozukluğu ile ilgili bir dizi izlemiştim. Kill Me Heal Me isminde çok güzel yansıtmışlardı. Emin olamama ya da kuşku duyma obsesyonu da sık var bende. Tamamen hasta mıyım bilmiyorum ama paranoyaklık derecesinde düşüncelere kapılabiliyorum. Ailemden birisi telefonumu açmazsa ''neden açmıyorlar, bir şey mi oldu?'' gibi olumsuz düşüncelere çok çabuk kapılıyorum. Bu aralar da unutkanlık var.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Eğer hastalık derecesinde olduğunu düşünüyorsan bir doktora görünmeni tavsiye ederim ama sanki evham gibi geliyor seninki

      Sil
    2. Eğer hastalık derecesinde olduğunu düşünüyorsan bir doktora görünmeni tavsiye ederim ama sanki evham gibi geliyor seninki

      Sil
  3. bloğunu yeni keşfettim yazı muhteşem eline sağlık :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Rica ederim canim faydalı şeyler paylaşmaya çalışıyorum

      Sil
  4. O takıntılar bende de oluyor ama abartılacak düzeyde olmadığı için çok üzerinde durmuyorum. Sadece korkuya bağlı olarak karanlıkta asla kalamam tek aşamadığım sorundur :/

    YanıtlaSil
  5. bide kişiler obsesif olduklarını kabul etmiyorlar, sürekli bir huzursuzluk içindeler. sana karşı savunumları, sen rahat adamsın. aslında kesinlikle değil. insan kendisine takıntılarıyla hayatı zehir ediyor

    YanıtlaSil
  6. Ne güzel bir yazı olmus ellerine emeğine sağlık:)

    YanıtlaSil
  7. simetri takıntım olmasa da düzeni seviyorum ama o da takıntı boyutunda değil zannımca:) 2 çocukla dağınıklığa da alıştım zira:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 2 çocuk Allah bağışlasın canım kolay gelsin ☺

      Sil
  8. benim hiç olmadı böyle düşüncelerim neyse ki zaten herhangi bir şeye takmaya da vaktim olmuyor hiç :-)))

    YanıtlaSil
  9. Yıllardan beri OKB a sahip biri olarak söylemeliyim ki faydalı bir yazı olmuş. Hatta keşke bunlara karşın ne yapabiliriz diye de söyleseymiş dr daha güzel olurmuş :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de yillarca ilaç tedavisi gördüm ama atlattım ileride öyle bir yazı paylaşırım.

      Sil
  10. Bir ara araştırıyordum psikolojik takıntıları ve bunlara nasıl teşhis konulduğunu ilgimi çekerdi hep :) Çok güzel ve açıklayıcı yazmışsınız.. Bende de emin olamama ve kuşku duyma veya bir şeyleri aşırı şekilde kontrol etme gibi huylar var ama dizginliyorum ilerlemediği sürece sıkıntı yaratmaz diye düşünüyorum :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dizginlemek bazen sizin elinizde olmuyor ama çok sevindim eğer kontrol edebiliyorsaniz.☺

      Sil
  11. Bazen ben de takıntılarım hastalık boyutunda mı diye düşünüyorum ama değil demekki :))

    YanıtlaSil
  12. hemen hemen hepimizin vardır ufak tefek takıntıları mesela bende erkeklerle çok tokalaşmayı sevmiyorum onların bizim kadar el hijyenine uymadıklarını düşünüyorum o yüzden mecbur kalmadıkça ben uzatmam elimi uzatılınca da geri çeviremiyorsun ama o an hafif bir baş dönmesi oluyor bende :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Haklısın canım özellikle yaşlı erkekler dikkat etmiyorlar pek hijyene 😔

      Sil
  13. Kapıyı kilitledim mi bende çok oluyor bazen dönüp bakıyorum tekrar

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O bende de oluyordu canım zamanında ilaç tedavisiyle geçmişti.

      Sil
  14. Sizi takipteyim. Öykü, anı, deneme, gezi ve köşe yazılarım ile yalnızca kendi çektiğim fotoğraflardan oluşan blogum www.acemidemirci.blogspot.com adresine sizi de beklerim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba canım en yakın zamanda bloguna uğrayacağım sevgiler

      Sil
  15. son yazıma bi baksan yaaa :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Canım çok teşekkürler bloguma yer verdiğin icin☺

      Sil
  16. Takıntı gerçekten çok kötü bir şey insanı yiyip bitiriyor ama bazen elinde olmuyor işte insanın takıyorsun maalesef :)

    YanıtlaSil
  17. Bu belirtilerin bir kaçı bende olsada o kadar takıntılı olmadığımı düşünüyorum:)

    YanıtlaSil
  18. Çoğu takıntı boşluktan doğar. Yeterince çalışmayan veya sürekli rutin işler yapan beyin kendini meşgul edecek sorunlar çıkarır. Beyni sürekli yeni bilgiler ve işlerle meşgul etmek en iyi çözüm. Tecrübelerimden biliyorum.
    Sevgilerimle

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ne güzel de ifade etmişsiniz teşekkürler sevgiler

      Sil
  19. Temizlik takıntısı toplumumuzda çok yaygın. Aldığı ekmeği deterjanla temizlemeye kalkacak kadar ileri boyutta takıntısı olan insanlar biliyorum. Hepimizin ufak tefek takıntıları var fakat bunlar aşırı derecedeyse bir uzmana başvurmakta fayda var.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ekmeği deterjanla temizlemek bunu hiç duymamıştım aman tanrım ne kadar ileri bir boyuta girmiş bir takıntı.

      Sil
  20. Vesvesenin vücut bulmuş hali şu takıntılar. Üstüne gittikçe kemikleşiyor, önemsemedikçe sönüyorlar. Bu arada blogunun adına çok güldüm, çok hoş :))

    YanıtlaSil
  21. Obsesyon ile obsesif kompulsif bozukluk birbirinden farklı şeyler. Obsesyon, çoğu kişide var olan; vesvese, takıntı olarak adlandırılan durum. Kompulsiyon, bu takıntıya karşı tepki geliştirme durumu. Bu tekrarlayıcı hal aldığında ise OKB olarak adlandırılıyor. Tedavi gerektirip gerektirmeyeceği ise tamamen psikolog ya da psikiyatri uzmanının vereceği bir karar.
    Teşekkürler, sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ben okb rahatsızlığı geçirmiş biri olarak evet bu rahatsızlık eğer günlük hayatı etkiliyorsa o zaman hastalık diyebiliyoruz sağolun siz de güzel açıklamışsınız sevgiler

      Sil
  22. Merhabaa, iade-i ziyarete geldiim ^-^ Bloğunuza bayıdım! Takipteyim ^-^

    YanıtlaSil
  23. Hepimizde de bulunan bu tarz davranışlar, rahatsız etmediği sürece sorun etmeye değmez bence, sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. aynen canım zaten rahatsız ediyorsa mutlaka doktora görünmeli sana da sevgiler :)

      Sil
  24. Önemli bir konu burada sayılanlardan herhangi birini göremedim kendimde. Annelerimiz çok takıntı haline getirebiliyor acaba ocağı kapattım mı, fişi çektim mi vs. diye. Farkında olmasak da bir şekilde zararsız takıntılarımız vardır hepimizin, diye düşünüyorum.
    Teşekkürler paylaşım için, fazla bilgim yoktu konu hakkımda. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. faydalı olabildiysem ne mutlu bloğunu takipteyim bu arada sevgiler

      Sil

Blogger veya gmail hesabı bulunmayan,ancak yorum bırakmak isteyen misafirlerim yukarıda bulunan "yorumlama biçimi" kutucuğunu "Anonim" ayarına getirmeleri yeterli olacaktır...

YORUM YAPMA KURALLARI

1- Yapılan yorumun yazıyla alakalı olmasına özen gösterin.
2- Yapılan yorumlara backlink amaçlı link bırakmayın.
3- Yapılan yorumlarda küfür,argo vb. kelimeler kullanmayın.
4- Yapılan yorumda dil bilgisi kurallarına uymaya özen gösterin.
5- Yukarıdaki kurallara uymadığınız taktirde site sahibi yorumu yayımlamama hakkına sahiptir.